Şirketimiz
Teknolojiye Genel Bakış
Şu bölüme geç:
Birçok ürünümüz ve hizmetimiz için geliştirdiğimiz teknolojilerin hepsini tek sayfada açıklamak zor olacağından, burada sadece ürünlerimizin ardındaki bazı kilit teknolojileri ve teknik ilkeleri bulacaksınız.
Arama
Kurucu
ortaklardan Larry Page "Mükemmel arama motoru"nu "Ne demek istediğinizi tam olarak
anlayan ve tam istediğiniz şeyi önünüze getiren" şey olarak tanımlamıştı. Google'ın,
bugün bu vizyonu yüzde 100 gerçekleştirdiğini söyleyemeyiz, ama daima Google'ı her
yönden bu ideale daha yaklaştırmaya yönelik yeni teknolojiler üzerinde çalışıyoruz.
Daha siz sorgunuzu arama kutusuna girmeden Google tarayıcılar veya “Googlebots” adı verilen yazılım programlarıyla web'i sürekli ve gerçek zamanlı olarak bir baştan bir başa arıyor. Tarayıcı; bir sayfayı ziyaret eder, içeriğini kopyalar ve o sayfadan bağlantılı diğer sayfalara gider. Sonra da web'deki milyarlarca sayfayı tarayana kadar bu işlemi defalarca ve defalarca tekrarlar.
Ardından Google bu sayfaları işler ve bir dizin oluşturur. Bu dizin, büyük ölçüde kitapların sonunda yer alan dizinlere benzer. Web'in devasa bir kitap olduğunu varsayarsanız, Google dizinini bu sayfalardaki tüm kelimeleri, bunların nerede bulunduğunu, bu sayfalardaki bağlantılar hakkında bilgileri ve buna benzer şeyleri içeren bir liste olarak düşünebilirsiniz. Dizin yönetilebilir bölümlere ayrılmıştır ve dünyanın dört bir yanında büyük bir bilgisayar ağı içinde saklanır.
Google arama motoruna bir sorgu yazdığınızda, bu sorgu Google makinelerine gönderilir ve en alakalı sonuçların bulunması için, dizinimizde saklanan tüm dokümanlarla karşılaştırılır. Bir saniyeden daha kısa bir süre içinde, sistemimiz en alakalı sayfaların bir listesini hazırlar ve resimler, videolar ve daha pek çok şeyin alakalı bölümlerini ve ayrıntılarını belirler. Sonunda, her sonucun altında “snippet”ler (kısa metin özeti) halinde kısaltılmış alakalı bilgiler içeren bir arama sonuçları listesi elde edersiniz.
Larry'nin de dediği gibi; size "tam olarak istediğiniz şeyi" vermek isteriz.
Bir arama motorunun temel tarama, dizine ekleme ve sunum süreçlerinin açıklanması işin sadece bir kısmıdır. Google aramanın diğer kilit bileşenleri ise şunlardır:
- Alaka düzeyi.Larry'nin de dediği gibi; size "tam olarak istediğiniz şeyi" vermek isteriz. Google ilk kurulduğunda, en önemli yeniliklerinden biri, bir web sayfasının “önemini” belirlemek için hangi sayfalardan ona bağlantı verildiğine ve diğer verilere bakarak çalışan PageRank teknolojisiydi. Bugün web sitelerini sıraya koymak için PageRank de dahil 200 gösterge kullanıyoruz ve bu algoritmaları her hafta güncelliyoruz. Örneğin web geçmişine ve konuma dayalı kişiselleştirilmiş arama sonuçları sunuyoruz.
- Kapsayıcılık. Google 1998'de kurulduğunda, dizinindeki sayfa sayısı sadece 25 milyondu. O gün bile bu rakam web'in yalnızca küçük bir kısmını oluşturuyordu. Bugün ise dizinimizde milyarlarca web sayfası bulunuyor ve boyutu yaklaşık 100 milyon gigabayt. Hizmetlerimizin kapsayıcılığını genişletmek için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. 2007'de, resimler, videolar, haberler, kitaplar ve daha fazlasını ana arama sonuçlarımızla bütünleştirerek aramayı daha geniş kapsamlı hale getiren Evrensel Arama'yı sunduk.
- Güncellik. İlk zamanlarda Googlebot'lar web'i her üç ila dört ayda bir tarardı. Yani Google'da bulduğunuz bilgiler doğal olarak eskimiş olurdu. Bugün ise en yeni haberleri, blogları ve durum güncellemelerini yayınlanmalarından dakikalar, hatta saniyeler sonra bulabilmenizi sağlamak için web'i sürekli olarak tarıyoruz. Gerçek Zamanlı Arama sayesinde, çok geniş bir kaynak yelpazesinden en sıcak gelişmeleri olayın gerçekleşmesinden saniyeler sonra size sunabiliyoruz.
- Hız. Ortalama sorgu yanıt süremiz kabaca saniyenin dörtte biridir. Karşılaştırmak gerekirse; ortalama bir göz kırpma hareketi saniyenin onda biri kadar sürer. Hız bizim için büyük bir önceliktir. Bu yüzden de, geliştirdiğimiz yeni özellikleri bile hizmetlerimizi yavaşlatacak gibiyse genellikle hemen yayınlamayız. Bunun yerine, arama mühendisleri bir yandan sürekli olarak yeni özellikler üzerinde çalışırken, diğer yandan da aramayı daha hızlı hale getirmek için yollar arar. Akıllı kodlamaya ek olarak, arka planda size daha hızlı yanıt süreleri sunmak için gezegen genelinde dağıtılmış bilgi işlem sistemleri geliştirdik. Otomatik tamamlama ve Google Anında Arama gibi teknolojilerle arama terimlerini ve sonuçlarını daha sorgunuzu yazmayı bitirmeden bulmanıza yardımcı oluyoruz.
Reklamlar
Çevrimiçi reklamcılık, web'de ilk şerit reklamların görüldüğü günlerden bu yana çok mesafe kat etti. Son 15 yıl içinde İnternet ve kullanıcıları gelişerek değişirken çevrimiçi reklamcılık da diğer tüm geleneksel reklam şekillerinden daha fazla evrim geçirerek anahtar kelime reklamcılığı, zengin medya görüntülü reklamcılık ve İnternet videosu reklamları gibi kollarla genişledi. Reklam programlarımız sektörle birlikte evrimini sürdürürken, Google olarak, kendi başına bir bilgi şekli oluşturabilecek ölçüde faydalı ve alakalı reklamlar sunma idealine bağlı kaldık.
Örneğin
AdWords'le reklamverenler anahtar kelime olarak işletmeleri için alakalı olan
kelime veya kelime öbeklerini seçerler. Kullanıcılar Google üzerinden bir anahtar
kelime arattıklarında, arama sonuçlarının hemen yanında alakalı reklamlar
görüntülenebilir. Bu reklamların fiyatını belirlemek için, bir kullanıcının her sorgu
girişinde otomatik olarak devreye giren bir açık artırma sistemi kullanırız.
Reklamverenler sadece bir kullanıcı kendi reklamlarına tıklarsa ödeme yapar ve
sistemimiz reklamverenlerin reklam konumlarını korumaları için gerekli olan asgari
tutarı ödemelerini garanti eder. Ayrıca reklamverenler kampanyalarının sonuçlarını
anında izleyebilirler.
Kampanyalarının nasıl bir iş çıkardığı veya tüketicilerin ne istediği konusunda tahmin
yürütmekten kurtarmak için pazarlamacılara sürekli olarak geri bildirim sağlıyoruz. Bu
geri bildirim doğrudan, buldukları şeylere tıklayarak oy vermiş ve memnun olup
olmadıklarını belirtmiş ziyaretçilerden, anonim bir şekilde toplu olarak alınır.
Google Analytics sayesinde,
reklamverenler ziyaretçilerin web sitelerine nasıl geldiklerini, sitede neler
yaptıklarını, ürün satın alıp almadıklarını veya siteye kaydolup olmadıklarını ve
işlerini bitirdiklerinde nereye gittiklerini gösteren çok zengin içerikli toplu
değerlendirmeler elde ediyor. Bu veritabanı pazarlamacıların sürekli denemeler yaparak
kampanyalarını daha iyi hale getirmelerine olanak tanır: farklı anahtar kelimeler ve
reklam metinleri deneyebilir, anahtar kelimelerinin değerini izleyebilir ve
tüketicilere alakalı bilgiler ve yüksek kaliteli bir deneyim sunmak için açılış
sayfalarında farklı görsel yerleşimleri test edebilirler. Müşteri davranışı ve müşteri
trendlerine yönelik bu kapsamlı bilgiler sayesinde, reklamverenler aramadan satışa
uzanan yolu daha iyi hale getirerek müşterilerine ulaşıp onları memnun edebilir, yeni
kitlelere erişebilir ve harcamalarından elde ettikleri değeri yükseltebilirler. Ayrıca
değerin her zamankinden daha önemli olduğu zorlu ekonomik koşullar altında ölçüm
araçlarımız pazarlamacıların harcamalarını en etkili olduğu kanıtlanmış girişimlere
yönlendirmelerine yardımcı olabilir.
Görüntülü
reklamlar ve diğer reklam biçimleriyle çalışmak için aynı teknolojiyi kullanıyoruz. Bu
alanda, reklam satın almayı ve satmayı kolaylaştıran, süreci daha etkili ve ölçülebilir
kılan ve ekosistemi daha fazla oyuncuya açan araçlar geliştirmeyi amaçlıyoruz. Örneği
ilk zamanlarında sadece basit metin reklamlar sunan Google Görüntülü Reklam
Ağı, gittikçe gelişerek aralarında zengin medya, video, resim ve Flash'ın da
bulunduğu çok çeşitli biçimler sunmaya başladı ve halen reklamverenlerin bir milyonu
aşkın ortak
AdSense ve DoubleClick Ad
Exchange web sitesini ve Google Finans ve YouTube gibi Google'a ait siteleri
ziyaret eden kullanıcılara ulaşmalarına olanak tanıyor. Reklamları otomatik olarak
yayıncıların web sayfalarıyla eşleştiriyoruz. Bunu yapmak için de reklamı sayfanın
içeriğiyle eşleştirmek gibi çeşitli yollar kullanıyoruz. AdWords'de olduğu gibi, hangi
reklamların nerede gösterileceği ve her reklamverenin ne kadar ödeme yapacağını
otomatik bir süreç belirliyor.
Ayrıca görüntülü reklam alanları için türünün ilk örneği olan gerçek zamanlı açık artırma pazarımız DoubleClick Ad Exchange gibi araçlar da geliştiriyoruz. Ad Exchange; büyük reklam ağlarını, ajans alım satım masalarını ve büyük yayıncıları bir araya getiriyor. Reklamverenlerin bir reklam alanı için gösterimden gösterime değişen gerçek zamanlı teklifler vermelerine olanak tanıyan bu sistemle, doğru görüntülü reklam, doğru zamanda ve doğru fiyatla sunuluyor. Sistem ayrıca "dinamik ayırma" adı verilen teknolojiyi kullanarak, yayıncıların hem doğrudan satış ekipleri tarafından satılan reklam alanlarından, hem de reklam ağları yoluyla dolaylı yoldan satılan reklam alanlarından gösterim gelirlerini en üst düzeye çıkarmalarına olanak tanıyor. Milyarlarca gösterim göz önünde bulundurulduğunda, bu sistem çevrimiçi yayıncıların kazançlarını önemli ölçüde artırabiliyor.
Google Apps
Geçmişte kullanıcıların başkalarıyla bağlantı sağlamak, iletişim kurmak ve işbirliğinde bulunmak için kullandığı e-posta, kelime işlemci, takvimler ve e-tablolar gibi bilgisayar uygulamalarının bilgisayarınıza "yüklenmesi" gerekirdi. Bu yazılımlar bilgisayarınızda yaşar, onu eski dosyalarla ve aynı yazılımın eskimiş sürümleriyle karman çorman ederdi. Bilgisayarınızın üzerine kazara kahve dökülse dosyalarınız hapı yutardı. Ayrıca ne zaman piyasaya yeni bir sürüm çıksa programlarınızı devamlı el ile yükseltmeniz gerekirdi. Bulut bilişimi teknolojisi bu sorunları tamamen ortadan kaldırdı.
Bulut bilişimi sayesinde, uygulamaların kendileri de "bulutun içinde" yani web'de
yaşıyor. Böylece İnternet bağlantınız olduğu sürece bunları kullanmak için herhangi bir
özel yazılım veya donanıma ihtiyacınız olmuyor. Sonuç olarak, verilerinize dilediğiniz
yerden, akıllı telefon, dizüstü bilgisayar veya netbook gibi tarayıcısı olan her türlü
cihazla erişebiliyorsunuz. Bir uygulamanın bilgisayarınıza uyumlu olup olmadığı ya da
sürüm yükseltmeleri ve indirme işlemleri konusunda endişelenmenize gerek yok.
Dosyalarınız "sabit sürücünün kahveyle imtihanı" gibi felaketlere karşı güven
altındadır. Herkesi dosyalarınızı paylaşmaya davet edebilir veya bunları sadece
kendinize saklayabilirsiniz. Herhangi bir iş üzerinde ortak çalışma yürütüyorsanız, her
yeni dosya versiyonunu kaydetmek, eklemek ve göndermek zorunda kalmadan ve önemli
güncellemeleri kaçırmak gibi risklere girmeden aynı dosya üzerinde hep birlikte
çalışabilirsiniz.
Bireyler için bu, günlük işlemleri kolaylaştırır ve hızlandırır. Örneğin bir düğün planladığınızı düşünün. Misafir listesine, bütçeye ve diğer önemli bilgilere hem işten hem de evden ulaşabileceğiniz gibi, yeni veriler almak ve sırtınızdaki yükü dağıtmak için her şeyi nişanlınızla ve ailelerinizle paylaşabilirsiniz. Küçük ve büyük işletmeler içinse bulut bilişimi bir yandan her istemci makine için ayrı yazılım satın alma ve koruma ihtiyacını ortadan kaldırarak tasarruf sağlarken, diğer yandan da çalışanların daha verimli olmasına olanak tanır.
Bunların tümünü mümkün kılan, uygulamaların ve bunlarla ilişkili verilerin sizin masaüstü sabit sürücünüzde veya şirketinizin sahip olduğu sunucularda değil, Google’ın makinelerinde saklanmasıdır. Ayrıca verilerinizin canlı kopyalarını birden fazla konumda ve birden fazla sunucu üzerinde tutarız. Yani planlanmış bakım sebebiyle hizmet dışı kalma gibi durumlar olmaz ve verileriniz yedeklenerek güvende tutulur.
Mobil ve Android
Mobil
cihazlar hızla dünyanın bilgi portalı haline geliyor ve ürünlerimizi küçük bilgi işlem
cihazlarında kullanılabilecek şekilde geliştirmekte kararlıyız. Birçok kişi için cep
telefonları, İnternet'e erişmenin bir numaralı ve hatta tek yolu. Bu yüzden
ürünlerimizi mobil cihazlar üzerinden erişilebilir şekilde tasarlamak, bilgiyi dünyanın
dört bir yanında daha fazla kullanıcıya sunma idealimizin kilit öğelerinden biridir.
Amacımız, Google Haritalar ve Gmail gibi birden fazla cihaz ve konumda çalışabilen
mobil uygulamalar üretmektir.
Android, her türlü geliştiricinin kullanabileceği ve her
türlü mobil cihaz üreticisinin ürünlerine yükleyebileceği ücretsiz, açık kaynaklı bir
mobil platformdur. Mobil cihazları tüm geliştiricilere açarak, yeniliğe daha güçlü bir
destek sağlayabileceğimize ve dünyanın her yerindeki mobil kullanıcılara yararlanmaları
için daha çok tercih sunabileceğimize inanıyoruz.
Google Chrome
Eylül
2008'de Google Chrome'u çıkarırken,
günümüzün karmaşık, dinamik web ortamına tamamen uyum sağlamak üzere tasarlanmış modern
bir tarayıcının kullanıcılar için daha iyi olacağına ve daha fazla yeniliği teşvik
edeceğine inanıyorduk. Google Chrome'u üç fikir üzerine kurduk: hız, basitlik ve
güvenlik.
Google Chrome'u üç fikir üzerine kurduk: hız, basitlik ve güvenlik.
Chrome'un ince ve minimalist tasarımı, gereksiz menü ve simgelerle değerli ekran alanınızı işgal etmek yerine, İnternet üzerinde yaptığınız şeye odaklanmanıza olanak tanır. Bu arada tarayıcı her açıdan hız için optimize edilmiştir ve sıfırdan oluşturulan JavaScript motorumuz V8, Chrome'un karmaşık web uygulamalarını yıldırım hızında çalıştırmasını sağlar. Ayrıca Chrome güvenliğin önemi göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır; ek bir güvenlik katmanı oluşturmak için her sayfayı kendi korumalı alanında (“sandbox”) izole eden tarayıcı, yeni hata onarımları ve güvenlik yamaları çıktığında da otomatik olarak güncelleme yapar. Hepsinden öte, tarayıcı deneyiminizi kişiselleştirmeniz ve daha iyi hale getirmeniz için ürüne güçlü bir HTML5 desteği ve bir uzantı galerisi ekledik.
Şimdi de, Chrome'u temel alarak, yeni nesil cihazlara yönelik bir işletim sistemi olan ve Chrome’un hız, basitlik ve güvenlik ilkelerini aynen benimseyen Google Chrome OS'yi geliştiriyoruz.
Ve diğerleri…
Her zaman bir sonraki büyük yeniliği arıyor, asla daha iyi veya daha kullanışlı olamayacağını düşündüğünüz şeyleri bile nasıl iyi hale getirebileceğimizi düşünerek bunları... daha iyi veya kullanışlı yapmaya çalışıyoruz. Kimi zaman çalışmalarımız, arama sonuçlarının bir kısmının farklı bir şekilde görüntülenmesi gibi farkına bile varmayabileceğiniz ölçüde küçük iyileştirmelerle sonuçlanır. Kimi zaman da sıfırdan başlamak için o ana kadar öğrendiğimiz her şeyi yırtıp atarız.
Bazen daha kullanışlı bir ürün elde etmek için birkaç teknolojiyi birleştiririz. Örneğin 50'den fazla dil çiftiyle dünyanın en büyük makine çevirisi motoru olan Google Çeviri'nin mobil sürümü, ses tanıma sistemiyle söylediklerinizi metne dökebilir, başka bir dile çevirebilir ve ardından da size bu metni başka bir dilde okuyabilir. Bu, her geçen gün daha da mümkün hale gelen yeniliklere verebileceğimiz örneklerden sadece biri. Ve biz daha fazlası için de gözümüzü gelecekten ayırmıyoruz.
Başa dön